 |
Anket |
 |
 |
| 2011 En İyi Dizi Adayları |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Msn Hizmeti |
 |
 |
| Ücretsiz Solucan e-Mail Hizmeti @solucan.web.tr |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Yeni Konularımız |
 |
 |
Gökçe Ne Yapardın Dinle
Merhabalar değerli ziyaretçilerimiz ; Güzel şarkıcı Gökçe yaz aylarında çıkarttığı şarkılarla yaza damgasını vurmuştu.Aynı ilgiyi ve beğenilmeyi isteyen sanatçı yeni bir albümle karşımıza geliyor ...
Göksel Aşkın Yalanmış Dinle
Merhaba ; Daha önceki yazılarımızda yayınladığımız Göksel'in "Bende Bi Aşk Var" adlı albümünden bu sefer Aşkın Yalanmış'ı seçtik umarım beğenirsiniz.Göksel'in 2012 ocak'ta çıkartığı albüm gayet iyi ...
Aydilge Sorma Dinle
Merhabalar ; Değerli ziyaretçilerimiz bugün size bu işe yeni ayak başmış olan Aydilge'nin Sorma adlı şarkısını yayınlayacağız.Aydilge yaz aylarında çıkardığı Takıntı adlı şarkısıyla iyi işler ...
|
 |
 |
 |
 |
 |
Etiketler |
 |
 |
2011 klipler, 2011, 2011.klipler, ayakkabi.2011, dinle, dizi, e-kitap, e-kitap download, e-kitap indir, e-kitap sitesi, e-kitaplar, ertelenen iddaa maçları, ertelenen spor toto maçları, frikik, Frikikleri, geçen günkü maçların sonucu, idaa maç sonuçları, iddaa, iddaa kupon sorgulama, iddaa kuponunda ertelenen maçın sonucu, iddaa maç sonuçları, iddaa maçlarının sonuçları, iddaada dün oynanan maçların sonuçları, iddia sonuçları, iNDiR, izle, klip, klipler, mac programlari, maçların skorları, maçı kaç kaç bitti, maçı sonucu, modelleri, muzigi, spor toto listesi, spor toto sonuçları, spor toto tahminleri, yeni, Zamanki
Tüm etiketler
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
Delüzyonel Bozukluk Nedir? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Delüzyonel Bozukluk Nedir?Delüzyonel bozukluk, kalıcı ve değiştirilemeyen, hallüsinasyonların, disorganize düşünce ve davranışların, anormal affektin eşlik etmediği inatçı, bizar olmayan delüzyonlardan oluşur. Kişilik genellikle bozulmaz. Hastalarda, genelde fonksiyonel kapasiteleri yüksek olmalarına rağmen, aşırı duyarlı ve sürekli tetikte olduklarından sosyal ortamlardan izole olabilirler.
Ortalama 40′lı yaşlarda ortaya çıkar. Etyopatogenez Bazal ganglion ve limbik sistemlerinde değişik bozukluklar olabilir. Ancak, delüzyonel zoukluk asıl psikososyal orijinlidir. Fiziksek ya da psikolojik istismar, zalim, sebatsız ya da güvenilmeyen ebeveynler, baskıcı, mükemmeliyetçi bakıcılar bu kişilerin hayatlarında görülebilir. Sağırlık, körlük, sosyal izolasyon, yalnızlık, göç ve diğer çevre değişiklikleri, ileri yaş diğer risk faktörleri arasındadır.
Hastalar, kabul edilmeyen fikirlerini, duygularını savunma olarak projekte ederler. Utanç, küçük düşme, aşağılık duygularını reddederek, reaksiyon formasyonuyla grandiyözite gibi tam tersine çevirirler ve kabul etmedikleri duyguları başkalarına yansıtırlar.
Belirti ve Bulgular
- Bizar olmayan ve en az 1 ay süren delüzyonlar
- Şizofreni A ölçütlerinin karşılanmaması (hezeyanlar, halüsinasyonlar, disorganize davranışlar, katatoni, negatif belirtiler)
- İşlevselliğin korunmuş olması
- Delüzyonlarla birlikte duygudurum bozuklukları olsa bile, delüzyonel epizodlara kıyasla kısa sürmesi
- Organik bir bozukluk olmaması
Alt Tipleri
- Erotomanik Tip: Ulaşamayacağı, genellikle kendisinden üstün konumdaki kişilerin kendisine aşık olduğunu düşünme
- Grandiyöz Tip: Çok değerli, güçlü, bilgili ya da meşhur birisi olduğunu düşünme
- Kıskanç Tip: Cinsel eşinin kendisini aldattığını düşünme
- Persekütif Tip: (en sık görülen tip) Düşmanlık göreceğini, takip edildiğini, tüm davranışlarının izlendiğini, öldürüleceğini düşünme
- Somatik Tip: Fiziksel bir kusuru ya da medikal bir hastalığı olduğunu düşünme
- Karışık Tip: Birkaç tip bir arada olur.
Ayırıcı Tanı Delüzyonla ortaya çıkabilen nörolojik ve medikal durumlar: 1. Bazal ganglia hastalıkları (Parkinson, Huntington)
2. B12, folat, tiamin, niasin eksikliği
3. Deliryum
4. Demans (Alzheimer, Pick’s)
5. Endokrinopatiler (adrenal, tiroid, paratiroid)
6. Limbik sistem patolojileri (epilepsi, serebrovasküler hastalıklar, tümör)
7. Madde kullanımı (amfetamin, antikolinerjikler, antidepresanlar, antihipertansifler, antitüberkülozlar, antiparkinson ajanları, simetidin, kokain, disülfiram, halüsinojenler)
8. Sistemik (hepatik ensefelopati, hiperkalsemi, hiposlisemi, porfiri, üremi) Delüzyonel bozuklukla ayırıcı tanısı yapılması gereken psikiyatrik hastalıklar: 1. Paronoid kişilik bozukluğu
2. Paronoid şizofreni
3. Majör depresif bozukluk
4. Bipolar Bozukluk Hastaların %30-50’sinde, bozukluk kronikleşir. Farmakolojik tedaviye yanıtları ise, delüzyonları olan şizofreni ya da duygudurum bozuklukları hastalarından daha kötüdür. Antipsikotiklerle tedavi edilmelidirler,genellikle ysek dozlara yanıt veririler. Hastalarda güven eksikliği olduğundan psikoterapi de zordur. Ancak, hastaların çoğu bir işte çalışabilirler yaşamlarını daha çok çevrelerine rahatsızlık vererek sürdürürler..
Hasta tehlikeli olduğunda ya da suisid düşünceleri olduğunda hospitalize edilmelidir.
Delüzyonel Bozukluk Tedavisi Delüzyon günlük hayatta yanlış bir inancı tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Psikiyatride ise daha net bir biçimde bir inancın patolojik olduğunu vurgulayan bir terimdir. Delüzyonlar genel olarak nörolojik veya zihinsel hastalık durumunda ortaya çıksalar da belirli bir hastalıkla ilişkilendirilememiştirler. Gerek fiziksel gerek zihinsel birçok patolojik durumda ortaya çıkabildikleri bilinmektedir. Bununla birlikte, psikotik bozukluklarda, özellikle de şizofrenide, teşhis açısından çok önemlidirler. Türkçe karşılığı olarak sanrı önerilmektedir. Daha eski Türkçe kullanan bazı uzmanlar ise hezeyan tanımını kullanmayı sürdürmektedir. |
 |
 |
Fonolojik Bozukluk Nedir? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Fonolojik Bozukluk Nedir?
Fonolojik bozukluğu kekelemeden ayırt etmek gerekir, Fonolojik bozuklukta bazı harflerin ve hecelerin telafuz edilmesinde problem vardır. Fonolojik bouzukluğun tedaviside kekelemeye benzerdir. Ancak burada yaklaşım ve altta yatan psikopatoloji farklıdır. Fonolojik bozukluğu olan çocuklarda bu durum zeka gerilikleri , işitme ve duysal sorunlar ,konuşma ile ilgili motor bozukluklardan , merkezi sinir sistemi sorunlarından ayırt edilmelidir. Hafif dereceli fonolojik bozuklukta çocuğun konuşması aile üyeleri tarafından anlaşılmasına rağmen çevre tarafından anlaşılmaz. Ağır derecede fonolojik bozuklukta ise aile üyeleri tarafından da konuşma anlaşılamaz. Fonolojik Bozukluk (Önceki adı Gelişimsel Söylem Bozukluğu) DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri
Yaşına ve lehçesine uygun, gelişimsel olarak çıkartması beklenen konuşma seslerini çıkartamama (;örn. yanlış sesler çıkartma, kullanma, söyleme, bir sesin yerine başka bir sesi söyleme gibi olan ancak bununla da sınırlı olmayan, sesleri düzenleme bozukluğu [/k/ sesi kullanılacakken /t/ sesinin kullanılması] ya da sondaki sessiz harfin söylenmemesi gibi atlamalar yapma). Konuşma sesi çıkartma ile ilgili zorluklar okul başarısını, mesleki başarıyı ya da toplumsal iletişimi bozmaktadır. Bir Yaygın Gelişimsel Bozukluğun tanı ölçütleri karşılanmamaktadır.
Mental retardasyon, konuşmayla ilgili – devinsel (motor) ya da duyusal bir bozukluk ya da çevre yoksunluğu varsa bile sözel anlatım sorunları genellikle bunlara eşlik edenlerden çok daha fazladır. Fonolojik bozuklukta en sık r-s-k-ş gibi harflerin telafuz edilmesinde sorunlar vardır. Bu sorunlardan dolayı çocuk yaşıtları arasında uyum güçlükleri ile karşılaşabilir .Özellikle bu durumu fazla olan çocukların sosyalleşmelerinde sorun olabilir. Çocuk konuşma sorunundan dolayı çok fazla sosyal ortamlara girmek istemez , kendini toplum içerisinde ifade etmekten çekinir , bildiği halde derste kalkıp soruları cevaplamak istemez , kronik depresyon gelişebilir , arkadaş ilişkilerinde zorluklar yaşayabilir , kendine olan özgüveninde azalma olabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı fonolojik bozukluğu olan çocukların gerekli psikososyal desteğe ihtiyaçları vardır. Gerekirse sıkıntının fazla olduğu durumlarda ilaç tedavisi kullanılabilir. Fonolojik bozukluğun tedavisinde çocuğun yaşına uygun olan önerilerde bulunulur . Temel tedavi yöntemi ses çıkarma ,konuşma ve telafuz konusunda eğitim ve egzersizdir. |
 |
 |
Amnestik Bozukluk Nedir? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Amnestik Bozukluk Nedir?Genel tıbbi bir duruma bağlı olarak ortaya çıkan bellek bozukluğu temel özelliktir. Bu bozuklukta genel entellektüel kayıp söz konusu değildir. DSM-IV amnestik sendromu uzak ve yakın belleğin bozulması ve entellektüel yetilerin genel kaybının olmayışı ile tanımlarken , ICD-10 bu kriterlere ilaveten anlık bellekte defekt olmamasını gerekli görmektedir. Etyoloji : Tiamin eksikliği, kafa travmaları, beyin tümörleri, intoksikasyon (Arsenik, İzoniazid, Co, Kurşun vb.), madde kötüye kullanımları, enfeksiyonlar (ansefalit, menenjit), anoksi, serebrovasküler hastalık (kanama vb.), epilepsi ve EKT’dir. Klinik : Yakın bellek kusuru vardır. Hastalar olayları olduktan hemen sonra hatırlayabilir ancak birkaç saat sonra unuturlar. Yeni bilgileri öğrenemezler. Bellek boşluklarını doldurmak için sıklıkla konfabulasyonlar görülür. Zaman zaman yönelim kusuru tabloya eşlik edebilir. Bilinç bozukluğu yoktur. Belirgin bilişsel bozukluk ve kişilik dezoryantasyonuna ilişkin veriler bulunmaz.
Amnestik TedavisiEtyolojiye yönelik tedavi esastır. |
 |
 |
Distimi ( Kronik Depresyon ) Nedir? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Distimi ( Kronik Depresyon ) Nedir?Bazı araştırmacılar tüm depresyonlari biyolojik kökenli olduğunu ve beyindeki kimyasal maddelerin yetersizliğine bağlı olduğunu öne sürerlerken; bazıları da, düşünce sistemindeki psikolojik dengesizliğe dikkat çekmekteler APA (American Psychological Association) ya göre, distimi şöyle tanımlanıyor; Son iki senedir depresif ruh halinde olmak ve bunun yanı sıra aşağıdakilerin en az ikisinden yakınmak:
- İştah azalması veya aşırı yemek
- Sürekli yorgunluk durumu
- Düşük benlik algısı
- Uyku bozuklukları
- Yoğun ümitsizlik duyusu
- Yoğunlaşamama
- Kararsızlık
Distimik birey, genelde “hep böyle” hissettiğini söyler. Distimi TedavisiDistimik bozukluğun tedavisinde birincil hedefler depresif semptomları çözmek, gelecekte ortay çıkabilecek duygudurum bozukluklarını önlemek, bilhassa da çocuklar ve ergenlerde psikososyal işlevselliği kuvvetlendirerek bozukluğun potansiyel sekellerinden koruma yeralmaktadır. Çocuklar ve ergenlerin tedavisinin birçok seviyede ele alınması gerekmektedir: bireysel psikoterapi, aile terapisi, eğitimi, farmakolojik tedavi.
Bilişsel-davranışçı terapiler, interpersonal psikoterapiler distimik bozukluklarda sıklıkla uygulanmaktadır. Primer Distimik Bozukluklarda antidepresan tedavinin ve bilişsel davranışçı terapilerin tek tek ya da birarada kullanılmasının distiminin klinik belirtileri ve işlevsellikleri üzerindeki etkinliklerinin karşılaştırılmalı olarak değerlendirildiği çalışmada SSRI tedavisi alan grubun terapinin olup olmamasından etkilenmediği ortaya çıkmıştır . Farmakolojik tedavilerden en çok SSRI’lardan sıkça sözedilmektedir. Trisikliklerin ya da monoamin oksidaz inhibitörlerinin daha az etkin olmasından ziyade SSRI’ların daha iyi tolere edilmeleri ve distimik bozukluk olgularında uzun süreli antidepresan kullanımının gerekliliği nedeniyle olduğu ifade edilmektedir. SSRI’ların birbirlerine üstünlüğü gösterilememiştir. Ancak çocuklarda ve ergenlerde paroksetinin tercih edildiğine ilişkin bazı çalışma sonuçlarından sözedilmektedir. Psikoterapi teknikleriyle olsun farmakaolojik tedaviler olsun aileye eğitim ve psikososyal destek mutlak tedavi programına eklenmelidir. Maalesef distimik bozukluğun kronik seyri, yineleme riski, psikososyal sonuçları ve tedaviye alı-şılmamış yanıtları son çalışmalarda idame tedavisi-nin ağırlık kazanmasına yol açmaktadır. |
 |
 |
Atipik Depresyon Nedir? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Atipik Depresyon Nedir? 
Daha çok genç yaştaki hastalarda görülür. Atipik depresyon yanı sıra madde bağımlılığı ve panik bozuklukda oluşabilir. Bu depresyon türünün ilaçla tedavisi gerekmektedir. Eskiden maskeli depresyon olarakta adlandırılırdı. Duygulanım sürekli çökkün olmayabilir, bazen yaşanan ortama uygun olarak duygulanımda dalgalanmalar, neşelenme görülebilir. Hastada iştah artışı ve kilo alımı olabilir. Fazla uyuma görülebilir. Bedensel uğraşılarda artma olabilir. Bu hastalar sürekli ağrılarından sızılarından yakınırlar, doktor doktor dolaşır ağrılarının nedenini bir türlü bulamazlar. Ani bayılmalar olabilir, bayılmalar genelde uzun sürelidir ve sıklıkla kalabalıkta olur, sıkılınca bayılmalarda artma görülür. Bu insanlar genelde reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdırlar ve reddedildikleri zaman şiddetli tepki gösterirler. Bu nedenle sıklıkla aile, arkadaş ilişkileri ve iş yaşamlarında sorunlar ortaya çıkar Atipik depresyonlar ikiye ayrılır. A tipi, anksiyete ve gerginliğin ön planda olduğu, bedensel belirtiler, fobiler, panik atakları içeren tiptir. Genelde anksiyete bozukluklarına benzer. V tipi, uyku, iştah, kilo ve libido artışı gibi zıt belirtiler ve akşam kendini kötü hissetmeyle karakterizedir. V tipi denilen depresyonlar, günümüzde yaygın kullanılan atipik tanımına daha çok uymaktadır. Bu bireylerde, reddedilme duygularına bağlı fırtınalı ilişkiler, bu anlamda reddedilme ve eleştiriye karşı tepki olarak önemli sorumlulukların sık sık ihmal edilmesi ve red olunacağı korkusu ile romantik ilişkilerden kaçınma söz konusudur. Hafif depresyonlarda, antidepresandan çok psikoterapi önerilir. Atipik özellikler kadınlarda 2-3 kat daha sık bulunur. Atipik depresyonda, olumlu olay ve yaşantılara olumlu tepki verme de önemli bir özelliktir. |
 |
 |
Scuba Diving Hakkında Teknik Bigiler |
Ne Nedir? |
 |
 |
Scuba Diving Hakkında Teknik Bigiler

GÜVENLİ DALIŞIN KURALLARI :
Temel bir kural olarak dalış kurslarında öğrencilere sualtında uyulması gereken temel güvenlik kuralları öğretilmelidir. Bunlar dışında aşağıdaki kurallar da asla gözardı edilmemelidir.
- Dalmak için fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı olun. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız asla dalış yapmayın.
- Dalış yeri hakkında iyi bir bilgiye sahip olun yada yöreyi tanıyanlardan bilgi alın.
- Aldığınız dalış eğitimi ve deneyiminize uygun dalış aktivitelerine katılın.
- Düzenli bakım yapılan ve tam çalışan ekipman kullanın.
- Dalış amirinin direktiflerini dinleyin ve uyarılarına karşı saygılı olun.
- Dalışlarınızı dalış arkadaşınızla birlikte planlayın ve mutlaka dalışlarınızı kaydedin.
- Dalış planınızı uygulayın ve dalış tablolarını iyi kullanın.
- Doğru çıkış hızını kullanın (10m/dk).
- Doğru yüzerlik sağlayın
- Düzenli nefes alma şekli sağlayın.
- Dalıştan önce hiperventilasyona neden olacak fazla egzersizden kaçının.
- Çıkış noktanıza rezerv hava kullanmadan ulaşabilmek için dalışınızı planlayın.
- Yüzeyde destek sağlamak amacıyla tekne, şamandıra ya da buna benzer ekipman bulundurun.
- İleri eğitim ve pratik yaparak becerilerinizi ve yeteneklerinizi geliştirin.
- Dalışa bir süre ara verdikten sonra tekrar başlamadan önce, bilgi ve becerilerinizi kontrollü ortamlarda gözden geçirin
Bir dalıcının denizde kaybolması söz konusu değildir. Ancak bazı kurallar unutulur veya gözardı edilirse bu oluşabilir. Aşağıdaki önlemler alındığında bu gibi durumlardan korunabilir.
Planlama:
Dalış planlaması demek, dalıcıları ve dalış yerini tanımak demektir. Bu size acil bir durumda gerektiğinde daha iyi hareket etmenizi ve aramalarda daha etkili olmanızı sağlayacaktır. İyi bir değerlendirme prosedürü bilgisi gereklidir. Her dalıcının fiziksel ve psikolojik kondisyonunu bilmek zorunludur. Ayrıca, sertifika düzeyi, toplam dalış sayısı ve en son dalış tarihini bilmek değerlendirme yapmak için yararlıdır. Bundan başka çevre koşullarının da değerlendirmesini yapmak gereklidir. Hava koşulları, su içinde ve dışındaki görüş mesafesi, sıcaklık, rüzgar, dalga, akıntı, dip kompozisyonu ve hava durumu göz önüne alınması gerekli önem li konulardır. Dalış planlaması yaparken bunları göz önüne almak dalış risklerini büyük ölçüde azaltacaktır.
Dalıştan sorumlu kişi, herhangi bir problem olduğunda buna hemen müdahale edebilmek için gerekli ekipmana ve bunların meydana gelmesini önleyebilecek yeteneğe ve bilgiye sahip olmalıdır. Her türlü kaza planlaması, dalış arkadaşlarının oluştu rulması, dalış planı ve diğer genel güvenlik kuralları çok fazla bir çalışma gibi gelebilir ancak hepimizin de bildiği gibi denizde şaka olmaz. Fakat bir aksilik olupta bunun sonucunda bir dalıcı guruptan ayrıldığında yada denize sürüklendiğinde ne yapılmalıdır?
Düdük/Ses çıkarıcı araçlar:
Kaybolan dalıcının yakınında olabilecek kurtarıcıların dikkatini çekmek için kullanılabilir. Özellikle gece veya sis nedeniyle görüş az olduğunda etkilidir. Düdük BC’nin üzerine veya başka bir yere takılabilir. BC’nin düdük basınç hortumunun takılmasıyla kullanılabilen ses çıkaran araçlar bulunmaktadır. Bunların çıkardığı ses çok uzak mesafelerden duyulabilmektedir.
Ayna:
Deneyimler, ayna ile verilen sinyallerin sürüklenen birisi için, dikkati çekmek veya yerini belli etmek için kullanılabilecek en etkili yol olduğunu göstermiştir. Güneşin aynadan yansıyan ışınları, 8-10 mil uzakta, alçakta uçan bir uçak ile 1500 metre (5000 ft) yükseklikte, 45 mil uzaklıktaki bir uçağa ulaşabilir. Güneşli bir havada aynadan yansıyan ışınlar 8 milyon mumluk güce sahiptir. Su içinde dalıcının uçağı görebileceği uzaklıktan 3 ile 5 kez daha fazla bir uzaklığa ulaşabilen bu yansıma uçaktakiler tarafından görülebilir. Bu nedenle uçak sesi uyulduğunda, ayna sesin geldiği yöne uçak görülmese dahi çevrilip işaret verilmelidir.
İşaret şamandırası:
Renkli işaret şamandıraları denizde kolayca görülebilir. En iyi görünen renkler sarı, kırmızı ve turuncudur. Deniz koşullarının görüşü etkileyen en önemli etmen olduğu unutulmamalıdır. Deniz sakin olduğu zaman yüzeydeki her şey dikkati çeker ancak deniz dalgalı ve köpüklü olduğunda, işaret şamandıranız denizdeki milyonlarca şekil ve renk arasında çok küçük kalır. Gözönüne alınması gereken diğer faktörler; görüş mesafesi, yükseklik, güneşin yönü ve bulutların oluşturduğu gölgelerdir. |
 |
 |
Uyku Hastalıklarının Tanısı Nasıl Konulur? |
Ne Nedir? |
 |
 |
Uyku Hastalıklarının Tanısı Nasıl Konulur?
Uyku hastalıkları tanısı bu iş için özel donanımla donatılmış, uyku laboratuvarı dediğimiz mekanlarda konulur. Uyku laboratuvarlarında polisomnografi dediğimiz uykunun evrelerini ayırt etmeyi (EEG kanalları, göz hareketleri (EOG), çene EMG’si), solunumsal kayıtların (Airflow,göğüs ve karın kas hareketleri, oksimetre), EKG, bacak EMG’si kayıtlarının yapıldığı bir cihazla uyku çalışması yapılır. Hasta bu laboratuvarda normal uykusu sırasında yukarıda belirtilen kayıtlar yapılarak tetkik edilir. Sabah hasta uyandıktan sonra bu kayıtlar değerlendirilip ne tür bir hastalık olduğu konusunda karar verilir.
Bu işlem sırasında herhangi bir ilaç, sedatif, alkol gibi uyku kalitesini etkileyecek materyal kullanılmaz. Hastanın olabildiğince doğal uyuması sağlanır.
Hastanın rahatsızlığının türüne göre tedavili uyku çalışması yapılarak, hastanın tedaviden ne kadar yarar göreceği saptanır.
Uyku hastalıkları tanısında polisomnografi altın kuraldır. Tanı için bazan ambulatuvar tarama cihazları da kullanılmaktadır. Ancak hastalığın tanısı ve tedavisinde polisomnografi olmazsa olmaz kuraldır. |
 |
|