 |
Anket |
 |
 |
| 12 Eylül Referandumunda Evetmi Hayırmı ? |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Site Bilgileri |
 |
 |
Ziyaretçi Ziyaretçi Inktomi Spider Toplam: 3
|
 |
 |
 |
 |
 |
Msn Hizmeti |
 |
 |
| Ücretsiz Solucan e-Mail Hizmeti @solucan.web.tr |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Yeni Konularımız |
 |
 |
Akon Freedom Dinle - Akon Şarrkıları Dinle
akon dinle,albüm dinle,mp3 dinle,online albüm dinle,müzik dinle, akon dinle, Akon Freedom Album 2008, albüm dinle, albümü, download, full, full albüm, indir, mp3, mp3 dinle, Mp3 Dinle,Akon - Freedom ...
Gülşen Hayat Bir Su - Gülşen Yeni Şarkılarını Dinle
Gülşen Hayat Bir Su Şarkı Sözü, Dinle, Gülşen Hayat Bir Su Şarkı Sözleri, Gülşen, Hayat Bir Su, Şarkısı, Sözleri, video, klip, izle, lyrics,gülşen dinle,gülşen şarkıları dinle,gülşen yeni şarkılarını ...
Kıraç İstanbul Saklasın Bizi Dinle - 2010 Albümünü Dinle
Kıraç'ın 2010 Albümünden İstanbul Saklasın Bizi Şarkısını Buradan Online Dinleyebilirsiniz.. Kıraç 2010 Dinle - Kıraç 2010 Albüm Dinle,Kıraç İstanbul Saklasın Bizi Dinle, Kıraç İstanbul Saklasın Bizi ...
|
 |
 |
 |
 |
 |
Etiketler |
 |
 |
16 ağustos key nod32, 2010 Eset, 2010, anla, Atiye Deniz, Atiye Deniz İstemem, ağustos nod32 serial, dinle, dizi, dizi müziği, dizisi, dizisinin, Eset Nod32, fon, fragmanı, Guti, güncel key, Güncel Serial, iNDiR, izle, Key, mp3, müziği, Nod32, nod32 16 ağustos, nod32 16.08.2010, nod32 güncel, nod32 güncel key, nod32 güncel serial, nod32 güncel serialler, nod32 key, nod32 serial, ozan, pınar altuğ, Serial, solucan, Solucanlar, Video, şarkısı
Tüm etiketler
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
Facebook 500 Milyona Ulaştı |
Teknoloji |
 |
 |

Sosyal ağ devinin önlenemez yükselişi devam ediyor
Adı son zamanlarda sık sık güvenlik ve gizlilik ihlalleri ile gündeme gelen Facebook’un aktif kullanıcı sayısının 500 milyonu geçtiği sitenin kurucusu Mark Zuckerberg tarafından açıklandı.
İnsanların Facebook sayesinde başlarından geçen güzel şeyleri paylaştığı Facebook Stroies adlı yeni uygulamayı da tanıtan Zuckerberg sitenin gelişimden oldukça memnun.
Yeni Stories uygulamasındaki en ilginç hikayelerden bir tanesi de Danimarka Başbakanı Anders Fogh’a ait. Fogh, site üzerinden tanıştığı 100 hayranıyla birlikte sabah koşusu yaparak ilginç bir deneyime imza atmış.
Özellikle Kanada ve Almanya’da gizlilik ile ilgili kanunlara uymadığı için sorunlar yaşayan Facebook’un aktif kullanıcı sayısında geldiği nokta düşman çatlatacak cinsten.
Yakın zaman önce artık anneler ve babalar da siteye üye olduğu için genç kullanıcıların üyeliklerini iptal etmeye başladığı yönünde gelen haberler şu an için ciddi bir etki yaratmış gibi görünmüyor.
|
 |
 |
koç burcu özellikleri |
Ücretsiz Fal » Fal Yorumları |
 |
 |

KOÇ BURCUNUN 10 TEMEL ÖZELLİĞİ
ÖNCÜ VE YARATICI FİKİRLER: Yeni fikirler ve projeler, yenilikçilik, girişimcilik.
MACERA VE RİSK TUTKUSU: Tedbirsizlik, savaşçılık, kendine aşırı güven, tehlikeden zevk alma.
AGRESİFLİK: Kabalık, kavgacılık, küstahlık, hoşgörüsüzlük, kızgınlık, sinirlilik.
SONU GELMEZ İSTEKLER: Bitmeyen ihtiyaçlar ve istekler, aşırı cinsel arzular.
YANLIZ KENDİSİ İÇİN ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK: Yönetilememe, baskıya direnme, özgürlüğüne düşkün olma fakat başkalarının özgürlüğüne saygılı davranmama.
EGOİZM VE BENCİLLİK: Kendini aşırı beğenme, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanma, övgü ve gösterişten hoşlanma, yanlızca kendini düşünme, başkalarının duygu ve düşüncelerini önemsememe, öğüt almama, başkalarına danışmama.
İŞ YAPARKEN PLANSIZLIK: Daldan dala atlama, işi yarım bırakıp başka bir işe geçme.
CÖMERTLİK, SAVRUKLUK: İyilik sever olma, müsriflik; parasını, aklını, bedenini cömertçe harcama.
GİYİMDE AŞIRI TİTİZLİK VE ÖZENTİ: Zengin bir gardolap, markalı ve süslü giysiler.
ACELECİLİK: Telaşlı davranma, acele ve yanlışlıkla yanlış kararlar verme, deneyimlerden yararlanmama, danışmama, öğüt dinlememe, aceleyle kafasını kolunu bir yerlere çarpma.
<!--more-->
KOÇ’A DAİR
DOĞARKEN
Doğanın kış uykusundan uyandığı, sanki yeniden doğduğu, ağaçların çiçeklenmeye başladığı, hayvanların yavruladığı günler. lkbahar ekinoksu adı verilen, gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart, ilk baharın başlangıcı. Güneş içimizi ısıtmaya, toprak ve ağaçlar rengarenk halleriyle gözümüzü okşamaya başlar. O günlerde kırmızımtırak pembe görünümlü bir bebek doğar.Sanki bahar gibidir, cıvıltılı, şen şakrak, hareketli. O bütün bebekler gibi bir bebek olarak görünse de, bütün bebeklerden daha fazla bebektir. Bitmeyen istekleri yerine getirilirse ondan mutlusu, ondan daha şirini yoktur; istekleri yerine gelmediği taktirde ise ne susturabilirsiniz, ne de durdurabilirsiniz. Kısa boyluca tombalak bir bedene sahiptir. Şişman olmamakla birlikte, boyu uzun
olmadığı için kilolu gibi görünür.
BÜYÜRKEN
Durmadan”Bu ne?Bu ne?” diye soran, sanki içinde volkan kaynayan, sürekli hareket halinde olan bir çocuk.Kısa boyluca, biraz sinirli, biraz haşarı.Bir dağı ikiye ayıran kanyon, derin bir uçurum. Yol bitti. Ya karşıya atlanacak, yada bir kaç kilometre dolanılacak. Bir kaç kilometre çok uzun gelir Koç’a ve atlar, uçuruma düşme riski pahasına. Kısa yoldan öğrenmek, bir amaca kestirmeden ulaşmaya çalışmak onun tarzı.Zira biraz beklerse usanıp yarı yoda kalacağını hisseder.Sabırsız ve aceleci davranır. İstekleri yerine gelmediği taktirde dahada hırçınlaşacaktır. Ve deneyerek öğrenmeye çalışır.Durmadan birşeyler dener. Diğer çocuklar ateşin ne olduğunu parmağını aleve tutarak öğrenirken Koç çocuğu alevlerin içine dalmayı tercih edebilir. Zaman zaman dinlendirilmeze bedeni direncini yitirebilir ve kolaylıkla mikroplu hastalıklara yakalanabilir. Yeterince spor yapmazsa, aşırı enerjisini kavga yaparak harcamaya kalkışabilir. Az çok disiplin altına alınamazsa evi yönetmeye, kendi istek ve ihtiyaçlarına göre bir aile oluşturmaya çalışabilir, ağlayarak yada şirinlikler yaparak…
DÜNYAYA GELİŞ AMACI
Koç insanı, deneme yanılma yoluyla hem kendi hayatını, hemde salt hayatı şekillendirmek, istek ve arzuları tavır ve davranış olarak ortaya koymak için doğmuş gibidir. O özgürce davranır, hareket ve davranışlarının başkalarının onayına sunmak için bahaneler ve sebepler aramaz.Onun yüzleşmesi kendi kendisiyledir.
O bir rekabet timsalidir. Diğer insanlarla olduğu kadar hayatla da yarışmak temel amacıdır. Bu yarışta korkularla yüzleşmek çok önemlidir. Koç’ta korkularıyla yüzleşir. Ya ona karşı kor, ya da korku haline gelmiş halde bütün gücüyle kaçar. Rekabet ve savaş temel amaç olunca, ortada uğrunda savaşılacak bir konu ve düşmanın varlığı gereklidir. Nasıl istiyorsa öyle yaşamak isteyen Koç için konu sıkıntısı da yoktur, düşman sıkıntısı da. Düşman bulamazsa kendi ailesine, arkadailarına, içinde yaşadığı topluma ya da devlete karşı savaş açabilir. O, her insanın, korkularından kurtulma, cesaret edinme ve isteklerinin önündeki engelleri ortadan kaldırmak için mücadele etme yönüdür.Bu kıvama ulaşamamış bir Koç, kayalıklar arasında veya mağaralarda gizlenen, fırsat buldukça hedef belirlemeksizin birilerini öldürmeye çalışan kurt durumuna düşecektir.
DÜŞÜNCESİZCE
Hain astrologun Koç’a taktığı isim ”eşek kafalı”.Yani inatçı, bildiğinden şaşmayan, sonuçlarını düşünmeden hareket eden, birden bire sinirli davranışlar içine giren, sonra aniden sakinleşen bir yapı. Koçun başına buyruk hareket etmesi, burnunun dikine gitmesi, özellikle Boğa ve Oğlak gibi toprak burcu insanlarının hoşuna gitmez ama o herşeyi deneyerek öğrenmek zorundadır. Zaten başkasının fikrine de ihtiyacı yoktur. Zira onda fikirden bol bir şey yoktur. Yeter ki bu fikirlerin içinden doğrusunu bulabilsin.Biraz daha dikkat. Diyelim ki bay Koçumuz bir kurumda yöneticidir. İyide ücret almaktadır. Görevine ve talimatlarına dikkat etse, işe geliş gidiş saatlerine uysa, hiç bir problem çıkmayacaktır. Ancak o, böyle bir hayata katlanamaz. Üstün fikirlere sahip olduğu inancıyla amirlerinin talimatlarına uymayı reddeder, onlarla çatışmaya gider.Alışılagelmiş işleri yapmakta onun önder karakteriyle bağdaşmadığından, hobileriyle uğraşırken işini aksatır. Bu iki olumsuzluk bir araya gelince de işine son verilecek, yeni bir iş, yeni bir gelir kapısı aramaya başlayacaktır. Bu günlerdeki umutsuzluğu, kızgınlığı, yakınlarını canlarından bezdirecek derecededir. Yakınları özellikle de eşi böyle durumlarda çok sabırlı olmalıdır.Ancak işten atılma konusunda kesinlikle o suçlu değildir, suç hep kendisini anlamamakta direnen amirlerindedir. Anlıyorsunuz değil mi, bebekler yaptıklarından sorumlu tutulmamalıdır.
ÇALIŞMA HAYATI
Koçların bir ekip içinde, ekip ruhu çerçeveside çalışması zordur, buna ancak kişiliğinden çok büyük fedakarlıklar yaparak katlanabilir.Zira ekip içinde kendisini kısıtlanmış, belirli bir şekilde davranmaya zorlanmış hissedecek, bu da onu isyankarlığa, başına buyruk davranmaya yönlendirecektir. Onun verimli çalışması üç şartın bir araya gelmesine bağlıdır:Özgür bir ortam, kendisine ihtiyaç duyulduğunun hissettirilmesi ve yararlı olabileceği görevler. Koçların ”mesai” kavramına alışması zor, hatta olanaksızdır. O dilediği zaman işe gelmeli, dilediği zaman hobileriyle uğraşabilmelidir.Merak etmeyin, aldığından fazlasını verecektir. Gururu kibre yakşalan ve doğuştan ”bencil bebek” rolünü üstlenen Koçlar, kendilerine ihtiyaç duyulduğu açıkca söylendiğinde, yapması gerekeni bütün gücüyle yapacak, bulunması gereken yerde olacaktır. Ona ihtiyaç duyulmadığını anladığında ise bu, çalışma arzusunun kaybolmasına, hatta hastalanarak yatağa düşmesine sebep olacaktır.Ona en uygun işler ise araştırma, problem çözme ve proje üretme faaliyetleridir. Ancak aceleciliği ve enine boyuna düşmeden karar verebileceği dikkate alınmalıdır. Dikkate almakta zorlansalar bile Koçlara ”durmadan iş değiştirerek enerjilerini boşa harcamamaları, en fazla iki iş üzereinde yoğunlaşmaları”konusunda uyarıda bulunmadan geçemeyeceğim. Zira belirli bir yaşa gelip ”bir baltaya sap olmak” istediklerinde, her konuda biraz birşeyler bildiği, fakat hiç bir konuda derinlemesine bilgi ve tecrübe sahibi olmadığı gerçeğini üzüntüyle fark edebilir.
|
 |
 |
boğa burcu özellikleri |
Ücretsiz Fal » Fal Yorumları |
 |
 |

BOĞA BURCUNUN 10 TEMEL ÖZELLİĞİ
GÜZELLİK VE SANAT TUTKUSU: Güzeli güzel olmayandan, sanatı sanat olmayandan ayırabilme yeteneği; zevklilik, doğa sevgisi musiki
sevgisi.
TERTİP, DÜZEN, DİSİPLİN, SİSTEMATİK: Hayatının her aşamasını planlama, evde disiplin, yeme içme uyuma saatlerinde düzen,işe
gelip gitme saatlerinde dikkat.
MADDECİLİK: Mal ve paraya düşkünlük, biriktirme hırsı, sahiplenme, cimrilik, karşılığın fazlasıyla almaya çalışacağı bir iş
için kılını kıpırdatmama.
SABIRLI, SAKİN VE İHTİYATLI OLMA: Acele ve telaşlı davranmama, sükuneti koruma, riske girmeme, katlanabilme, damarına basılırsa
saldırganlık.
SAHİPLENMEYE DAYALI KISKANÇLIK: Eşi, çocukları ve arkadaşları dahil eline geçirdiği herşeyi sahiplenme, bunları aşırı kıskanma,
başkasına ilgi gösterilmesine dayanamama, sahip olduklarıyla övünme ve başkalarını kıskandırma.
İNATÇILIK, AZİMLİLİK: Doğru bildiği yoldan dönmeme, ağır ve emin adımlarla başarıya ulaşmak için çalışma, hedefe ulaşabileceği
inancını kaybetmeme.
GÜVENİLİRLİK, SADAKAT, VEFA: Sıkı dostluk,acımasız düşmanlık, evine bağlılık, dürüstlük.
MUHAFAZAKARLIK: Kurallara aşırı bağlılık;sabit fikirlilik, yeniliklere ve başkalarının düşüncesine kapalı olma.
GÜÇLÜLÜK, DAYANIKLILIK: Güçlüklerden yıkılmama, kolay hastalanmama, hedefe ulaşabilmek için yorulmadan çalışabilme, alkole
karşı dayanıksız bünye.
ZEVKE DÜŞKÜNLÜK: Oburluk derecesinde yeme içme meyli, gezmeye ve eğlenmeye düşkünlük, cinsel arzular, beğenilme ve sevilme
tutkusu.
<!--more-->
DOĞARKEN
Bütün haşmatiyle ilkbahar. Yeryüzünün yeşili, gökyüzünün maviye dolduğu günler. Seyretmeye doyum olmayan doğa manzaraları. Bitkiler toprağa kök salar. Ağaçlarda, çiçeklerin dibinde meyveler belirir. Göçmen kuşları dönmeye, kurbağalar seslerini yükseltmeye başlar. ”ben her bahar yeniden aşık olurum…” denilen günlerdir bu günler; saf, şuh ve sevdalı bir köylü kızıdır; çiçekler onun gülüşündens erpilen parlak renklerdir sanki. O günlerde bşr bebek doğar. Kızsa alımlı, erkekse toramandır. İnatçı e mücadeledi bir bebek. Sessiz ve sakindir, fazla ağlayıp sızlamaz ama isteklerini de bir şekilde yerine getirtir. Bazen hüzünlü tavrıyla, bazen akan gözyaşlarıyla, bazende cilveli halleriyle.
BÜYÜRKEN
Kaprisli, dediğim dedik, isteklerinş zorla yerine getirtmeye çalışan bir çocuk. Oyuncaklarını ve evini sahiplenir. Oyuncağını paylaşmayı sevmez, ya kavga eder, yada ağlar. Onunla misafirliğe gitmek, seyahata çıkmak pek akıllıca değildir. Zira alıştığı çevreden ve insanlardan kopunca hırçınlaşacak ve ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getirecektir. Yemeğe düşkündür. Onun yiyeceği şey hem gözüne hitap etmeli, hemde lezzetli olmalıdır. Abur cubur yemelerine engel olunmalıdır, aksi halde çabucak şişmanlar. Yatması, kalkması, yemesi, içmesi, ders çalışması düzene sokulursa daha uysal ve uyumlu bir çocuk haline gelecektir.
DÜNYAYA GELİŞ AMACI
Boğa insanı, sanki toprakla bütünleşerek huzur ve sükunu aramak için doğmuş gibidir. Konuşmak ve araştırmak ona göre değildir. O, olabildiğince hareketsiz kalarak toprağı dinlemek, doğal güzellikleri algılamak, doğanın musikisiyle ruhunu dizginleştirmek ister. Ya mutfakta, ya balık tutarken dere kenarında mırıldanır şarkıları. Yada kuş cıvıltılarında, akarsu şırıltısında bulur sükuneti. Yahut sahnede alkışlanırken. Büyük sehirler ona göre değildir. Topraktan uzaklaşmak sinirlerini yıpratır. Ve kaçar ondan, hiç olmazsa ayda üç dört gün.Boğa, beş duyusuyla algılayabildiği şeylere yönelir. O görmeli, dokunmalı, koklamalı, işitmeli ve tat almalıdır.O, maddi olana yönelir ve onunla bütünleşir. Düşünmek ve hayal kurmak onun için anlam ifade etmez. Doğa ile bütünleşerek doğal hale gelmek önemlidir hiç şüphesiz. Ancak doğa ile bütünleşmenin amacı, huzuru aramak değil de doğanın sahibi olmak haline gelirse, tüm güzellikler bol sıfırlı rakamlara, Boğa insanı da gayesini yitirmiş bir muhasebe memuruna dönüşecektir.
HIMBIL
Hain astrologa göre Boğa insanları hımbıl, yani uyuşuk, beceriksiz, ve budala. Görünüşüne bakıpta aldanmış astrologumuz. Onlar, hayatlarını en ince ayrıntısına kadar planlar ve hedef belirlerler. Planladıkalrı hedeflere ulaşmak için ise bıkmadan, usanmadan çalışır ve büyük bir beceriyle basamakları birer ikişer tırmanırlar. Hedefe kilitlenmiş bir Boğa insanı için ”hımbıl” demek,
onu tanımamak olur. Ancak belirli bir makamla, hak ettiklerinden fazla bir parayla ödüllendirilmeyeceklerse, kıllarını kıpırdatmadıkları da doğrudur. Eğer basamakları tırmanan Boğaya, hele biraz dur da, şu işe yardımcı ol derseniz, işte o zaman hımbıllaşacaktır. Zira ulaşmak istediği hedefle ilgisini kuramadığı işi angarya olarak görecektir. Ancak unutmamalıdır ki bu dünya etme bulma dünyasıdır ve yapılacak bir iyilik belkide hedefe daha çabuk ulaşmasına sebep olacaktır.
ÇALIŞMA HAYATI
Güçlü ve dayanıklı fakat biraz yavaş olan Boğa insanı, en ağır işlerde bile çalışmaya elverişlidir. Öncelikli tercihi, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde para kazanacağı, riski olmayan, çatışma ortamından uzak işlerdir. O, sukunet içinde işini yapmak ve evine gitmek arzusunu duyar. Bu nedenle Boğaya en uygun iş memurluktur. Birileirnin tarafını tutmaktan veya politika yapmaktan da hoşlanmaz. Olabildiğince dürüsttür. İhtiraslarına gem vurabildikleri ölçüde yasal veya helal yoldan kazanmaya çalışırlar. Çok para kazanmak, çok mal edinmek, lüks içinde yaşamak isterler ama Oğlaklar kadar doyumsuz değildirler. Bulundukları duruma ayak uydurmayı bilirler. Onların daha istekli çalışması ilk olarak evlenmelerine, bu suretle sorumluluk altına girmelerine bağlıdır. İkinci olarak ”Borç yiğidin kamçısıdır.” sözüne inanırlar. Borçlanmadan duramazlar. Taksitli satışlar tamda onlara göredir, belkide onlar icat etmişlerdir. Üçüncü olarak işlerinden belli bir düzen olmalı, yaptıkları iş alışkanlık oluturmalıdır. Karmaşık veya değişken işler onları mutsuz eder. Mutsuz bir Boğa ise yerinde eşinmekle yetinecek, bir adım ileri atmayacaktır. Çalışmalarının karşılığını fazlasıyla almaları da şarttır. Bedelini ödemeden, görevinin dışında bir iş yaptırmanız mümkün değildir. Bu nedenle yöneticilerin gözdesi değildirler. Ekip çalışmasında başarıyı yakalamaları zordur. Zira ekip çalışması için fedakarlık ve uyum ön şarttır. Boğa insanları ise, hem değşik ve yeni fikirlere uyum sağlayamazlar, hemde başkalarının işine burnunu sokmazlar, eğer bir başkası yapacaksa kendisinin uğraşmasına gerek olmadığını düşünürler.
|
 |
 |
Numerolojide kişilik sayısı |
Ücretsiz Fal » Fal Yorumları |
 |
 |
Numerolojide kişilik sayısı nasıl hesaplanır?
Kişilik sayımızı hesaplamak çok basit aslında, bunun için gün ay ve yıl olarak doğum tarihimizi yanyana yazacağız, örnek vermek gerekirse 23.04.1948, 2 3 4 3 9 4 ve 8 toplam 31 yapar yani 31′de kendi arasında 3 + 1 olarak topladığımızda 4 çıkacak, 4 sayımız, bu bizim kişilik sayımız olacak. Bunu genişletebilirizde kişilik sayısı, kader sayısı bunları ayrı ayrı bu şekilde tespit etmek mümkün olabilir. Kişilik sayımız 31 çıktı dedim bunu 3 + 1 yaptık ama 11 çıkarsa 22 çıkarsa bunlar değişmeyen sayılar, kendi aralarında toplamıyoruz, bunlarında kendi aralarında analiz edilmesi gerekiyor.
Kişisel Gelişim Uzmanı
Esin Uzer; Kişisel Gelişim Uzmanı, Astrolog, Yazar. |
 |
 |
ikizler burcu özellikleri |
Ücretsiz Fal » Fal Yorumları |
 |
 |
İKİZLERİN 10 TEMEL ÖZELLİĞİ
ÇOK YÖNLÜ: Kıvrak zeka, kolay kavrayabilme, pratik ve hızlı sorun çözümü, mantıklı düşünme, düş gücü, yaratıcılık, parçaları bütünleme, gelecei tahmin, sezgi gücü, el becerisi.
YAYGIN İLETİŞİM: Öğrenmeye aşırı merak, bilgi toplama ve başkalarına iletme yeteneği, insanları dinleme, esprilik, hoş sohbet olma, dışadönüklük, yüzeysel yaygın ilişki.
ZİHİNSEL VE FİZİKSEL HIZ: Çılgın bir tempo, hızlı ve çoklukla doğru karar, birden fazla işi aynı anda yapma, kolay algılama.
DEĞİŞKENLİK: Moral ve düşünce bakımından çabuk değişme, yeni arayışlar içine girme, yenilikçilik, bir şeye aşırı bağlanmama.
ENTELLEKTÜELİTE: Entellektüel hayat, olayları yukarıdan izleme ve bütünü görmeye çalışma, zevklilik, sanatkar ruh, şiir, edebiyat, musiki, ilkelerle düşünme, olaylara veya kişilere değil sistemlere yönelen eleştiri, halka inmede güçlük çekme.
ÖZGÜRLÜK HAVAİLİK: Özgürlük tutkusu değil yaşanan özgürlük, özgürlüğü herkes için isteme, baskıya direnme, kısıtlamalara karşı
koyma, inisiyatif kullanma meyli, havalılık, uçarılık, gezme ve eğlenme arzusu, gelecek bir kaygı duymama.
İŞ HAYATINDA PLANLAMA, ÖZEL HAYATTA PLANSIZLIK: Plan ve proje yaptıktan sonra işe başlama, kısıtlama olarak kabul ettiği için özel hayatında gelecek için planlama yapmama.
YARDIMSEVERLİK: Marko paşalık, dert dinleme, gücü yettiği oranda yardımcı olma ancak yardım edemedikleri için de üzülmeme, müsriflik ölçüsünde cömertlik, ancak aptal yerine konulmaktan ve kullanılmaktan hoşlanmama.
AÇIK FİKİRLİLİK: Zamanının kısıtlı olması nedeniyle düşündüğü açıkca ve doğrudan söyleme, ancak özel hayatını dokunulmaz kılma, başkalarının özel hayatını da.
YAYGIN ELEŞTİRİ: Hoşuna gitmeyen aykırı hareket ve davranışları şiddetle eleştirme; kabalığı, ihaneti, bilgisizliği ve baskıyı affetmeme, bazen eleştirilerini dedikoduya dönüştürme.
İKİZLERE DAİR
DOĞARKEN
İlk baharın içimizi ısıtan ilk günleri… Ağaçlar çiçeklerinden arınır ve dallar meyveye durur.Önce kirazlar olgunlaşır ve sonra diğerleri olgunlaşmaya yüz tutar. Biraz yükseklerde kır çiçekleri boy gösterir. Kelebekler tırtıllıklarından kurtulup rengarenk kanatlarıyla o çiçekten bu çiçeğe uçmaya başlar. O günlerde bir bebek doğar.Aile kalabalıklaşır. Sanki annesi, bir bebek değilde bir kaç tane birden doğurmuştur. Öylesine gürültülü, öylesine değişkendir ki bağıra çağır ağlarken aniden gülmeye başlamaktadır. Annesi babası onu tek bir bebek sansa da aslında o kendi içinde ikiz, hatta üçüzdür. O, ikiz kardeşlerden daha fazla İKİZLER karakteri taşır.
BÜYÜRKEN
Sanki ” Bu dünyada ne işim var?” der gibi sürekli ağlayan bir bebek. Lahana sarmasına benzeyen tombul bir çocuk. Annesi babası telaşlanmasın, ergenlik çağına geldiğinde tırtıllıktan kurtulacak ve tığ gibi bir delikanlı, yada endamlı bir genç kız olacaktır. O, diğer bebeklere, daha doğrusu bebeğe benzemez.Söylediğiniz her şeyi, yaptığınız her hareketi anlar. Yaramaz mı yaramaz. Canı istediğinde uyur. Bebekliğinde bile baskıyı algılar ve karşı koyar. Herkesi ilgiyle izler ve çabuk öğrenir. Azarlarsanız hemen küser, suçluysa şirinlikler yaparak kendisini affettirmeye çalışır.Sizi çıldırtabilir ama onu sevmemek de elinizde değildir. Okul döneminde, ”Elin çocukları sürekli ders çalışırken benim çocuğum oyun oynamaktan ders çalışmaya fırsat bulamıyor…” diye üzülmeyin. O, okulda öğretmenini dinler ve öğrenmesi gereken herşeyi öğrenir.Bunuda karnesiyle ispatlar. Sınıfın ya en başarılısıdır, yada en başarılılarından biridir.Geniş bir arkadaş çevresi vardır. Ancak yanlış arkadaş edinmesini konuşarak önlemeye çalışın, zira yanlış arkadaşlayanlış şeyler yapabilir.
DÜNYAYA GELİŞ AMACI
İkizler insanı, görmek, denemek, algılamak, öğrenmek, bilmek için doğmuş gibidir. Merak eder veya şüphelenir, araştırır, okur, konuşur, konuşturur, dinler, gözler gözlemler, ancak yargıda bulunmaz. Yargılamak onun amacı dışındadır. ”Allah ne ilginç şeyler, ne güzellikler yaratmıştır… ”sözünü ondan çokca duyabilirsiniz. Zira gördüğü her güzellik kendisini şaşırtır ve durmadan yenilerini aramaya sevk eder. Değişik şekillere bürünmüş yıldız kümeleri, kayaların dibinden fışkıran ırmak, dalında goncalaşmış gül, yaprak üzerinde ki çiğ damlası, uçan bir kuş, herşey onun büyülenmesine sebep olur. Yeni şeyler görmek, kendisini şaşırtan şeylerin özelliklerini, sebeplerini ve sonuçlarını öğrenmek amacı haline gelir. Onun çerçevelenmiş sabit bir fikride yoktur. Her gördüğü yeni şey, her öğrendiği yeni bilgi, onda yeni düşünceler oluşturur. Evreni didikle, gizli birşey kalmasın.Başaklar kadar kitap kurdu olmasa da, ikizlerin kendisi bir kütüphanedir. Gerektiğinde zihni, Merkür hızıyla kütüphanede ki bilgiler arasında dolaşır, ışık hızıyla bağlantılar kurar ve sonuca ulaşır. Her hangi bir ikizlerde bu amaç bulunmuyorsa, o yanlızca bir dedikodu kumkuması haline dönüşecektir.
İKİYÜZLÜ YADA DEĞİŞKEN
İkizler insanı da, diğer burç insanları kadar ikiyüzlüdür. Ancak onun ikiyüzünde farkılı iklimler bulunur ve bu iklimler göz açıp kapatıncaya kadar ağlamaktan gülmeye, iyimserlikten karamsarlığa, küskünlükten barışa… doğru değişime uğrayabilir. Bu nedenle ikizler burcu, biri güler yüzlü, diğeri somurtkan iki insan şeklinde sembolize edilmiştir. Diğer yandan ikizler insanı sözünde durmamakta, randevularına geç kalmakla suçlanır ki doğrudur.Gelir ona derdinizi anlatırsınız;eşinizle aranız bozulmuştur, borcunuzu ödeyememiş ve evinize haciz gelmiştir, hastanız vardır ve tedavi ettirecek imkanınız yoktur, acilen işe ihtiyacınız vardır;öylesine çaresiz bir şekilde anlatırsınız ki sizin için sizden daha fazla üzülür ve yardım etme arzusu duyar. Ve söz verir. Bu anlamda o kadar çok söz verir ki, verdiği sözleri yerine getirmek artık SULTAN SÜLEYMAN için bile mümkün değildir. Genellikle randevularına da geç gider, zira ya yolda bir dostuma rastlamış ve biraz gevezelik etmiş, yahut birisi yolunu kesmiş kendisine derdini anlatmaya başlamış ve susmak bilmemiş veya öngöremediği şekilde trafik sıkışmıştır. Yada iptal edip hiç gitmez. Bilin ki ya aynı saatte yanlışlıkla başkalarına da randevu vermiştir, yahut çok daha fazla önem verdiği yeni bir iş çıkmıştır. Ancak öyle nazikane bir şekilde mazeretini anlatıp gönlünüzü alır ki ona darılmanız mümkün olmaz. İkizler insanı hiç bir fikre körü körüne bağlanıp kalmaz. Boğa ve Akrep gibi sabit fikirli veya muhafezekar değildir.Öğrendiği her yeni şey, doğu bildiği şeylerin değişmesine, yani bir çehre kazanmasına sebep olur. Yanlışlığına inanmışsa, fikirlerini değiştirmekte tereddüt etmez. Buda konulmuş toplumsal kurallara bağlı burç insanlarının şimşeklerini üzerine çekmesine neden olur.
ÇALIŞMA HAYATI
Çalışma hayatında sessiz, sakin, kendi halinde biri değildir ikizler insanı. Çalışkanlığıyla, birkaç işi aynı anda yapabilme yeteneğiyle, sinirli ve eleştirel tavrıyla, meseleleri kolayca anlayıp problemlere kısa yoldan çözüm bulmlarıyla ön plana çıkarlar. Gerek ekip içinde, gerek tek başlarına başarılı sonuçlar alabilirler. Ancak olabildiğince özgür düşünmek ve özgür çalışmak meylindedirler. Memurluk ve mesai kavramı yaratılışlarına aykırıdır. Üzerinde baskı olmasa daha hızlı düşünür, daha çabuk karar verir ve işleri daha kolay sonuçlandırırlar. Ancak belirli aralıklarla dinlenmeleri gerekir. Makam ve şöhret gayeleri olmasada, amirlerince taktir edilmek hoşlarına gider, motive olmalarını sağlar ve performanslarını arttırır. Yapabileceklerinin en çoğunu, en iyisini ve en güzeliniyapmak için çalışırlar. Ancak üzerlerinde baskı kurulur, hoşlanmadıkaları şeyler yaptıtılmaya çalışılırsa vurdumduymaz olur, çalışıyormuş gibi rol yapar.
|
 |
 |
yengeç burcu özellikleri |
Ücretsiz Fal » Fal Yorumları |
 |
 |
YENGECİN 10 TEMEL ÖZELLİĞİ
AŞIRI DUYARLILIK VE DUYGUSALLIK: Kolay etkilenme, alınganlık, kırılganlık, çabuk heyecanlanma, düşünerek değil duygularıyla hareket etme, melankoli, hülyalı tavırla, sinirlilik, tepkisel davranma, ilhamları soğurma.
YOĞUN SEZGİ VE HAYAL GÜCÜ: Kuvvetli altıncı his, sezgilerinde yanılmama, sezgilerine güvenerek doğruyu bulma, hayal ve düş gücü, insanları sezgi gücüyle tanıma, olacakları önceden düşünme.
SERT GÖRÜNÜME KARŞI SEVECEN İÇ ALEM: İçe dönük yapı nedeniyle sert tavırlar, buna karşılık insancıllık, duygululuk, sevgi, şevkat,
birazda sululuk.
KARARSIZLIK: Duygusal yaklaşım nedeniyle çevre etkisinden kurtulamama, bu nedenle kararsız kalma.
EVİNE,AİLESİNE, ÖZELLİKLE ANNESİNE AŞIRI DÜŞKÜNLÜK: Ailesine söz söyletmeme, özellikle anneye aşırı bağlılık ve bağımlılık, evini yuva bilme ve orada bulunmaktan huzur duyma, onları koruma altına alma, bunu yaparken hırpalama, ailesine karşı aşırı cömert davranma.
YAŞADIĞI ŞEHRİ GÜZELLEŞTİRME ARZUSU: Belediyecilik, güzelleştirme derneklerinde faaliyet.
SAHİPLENME İÇGÜDÜSÜ: Sevdiği şeyleri sahiplenme ve canı pahasına terk etmemekte direnme, sevdiklerini kıskanma, kötü gözlerden sakınma, tutumluluk.
YARDIMSEVERLİK: Yardım organizasyonlarına aktif görev alma, dostlarına ve yakın çevresine karşı cömertlik, zor durumda kalanlara kurtarıcı rolünde yardım.
GÜÇLÜ HAFIZA: Duyduklarını, öğrendiklerini, gördüklerini unutmama.
ÇEKİNGENLİK: Geri planda kalma, liderlik vasfı taşımasına rağmen ön plana çıkmaktan kaçınma, içe dönğk yapı, ancak gerektiğinde cesur davranma.
YENGECE DAİR
DOĞARKEN
Yazın başladığı, meyvelerin olgunlaştığı, duyguların fokurdamaya başladığı, bol güneşli güneşli günler. Tarlada, mavi yeldirmesinin yenlerine alnını silerek yorgun argın çalışan veya gezinen köylü kadın. Meyvelerin ağırlığıyla dallar eğilir, başaklar olgunlaşmaya başlar. Yaz aşklarının en yoğun biçimde yaşandığı günlere gelinmiştir.İnsanlar sanki şıpsevdi haline gelir. Aşk adına daldan dala atlar. Ancak daldan dala atlarken de gerçekten aşık olduğunu sanır. İşte bu günlerde bir bebek doğar. Her bebek gibi tatlı ve şirin ama duygusal, söz dinlemez, anlaşılmaz ve küseğen.
BÜYÜRKEN
Okul hayatında zorlanan, öğrenmekten ziyade oynamayı düşünen, ruh hali günden güne farklılık gösteren, aşırı derecede hassas, içedönük, kendisini ifade etmekte zorluk çeken, biraz hırçın bir çocuk. Onlar, ”ya hep ya hiç” duygusallığıyla hareket ederler. Ya birden bire en yükseğe çıkmak, yada yerinden kıpırd mamak. Merdiveni basamaktan basamağa çıkmak onlara göre değildir. Onlar korumak ve korunmak, sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır adeta. Ailesine aşırı düşkündürler.Ve doğuştan annedirler. Başkasının bebeğini seven, saatlerce zevk için bebeklerle oynayan bir kız veya kadın görürseniz anlayın ki yengeçtir. Erkeklerinde dahi annelik duygusu yoğundur, ancak bunu göstermeyi sevmezler. Aşırı duyarlı ve duygusal olduklarından anne babasının onlara daha sevgi dolu yaklaşması, ona güvende olduğunu hissettirmesi gerekir. Böyle davranılırsa hırçınlıkları en az seviyeye inecek, onlarda çevrelerine sevgiyle cevap verecektir. Kızdığında veya küstüğünde, ona sevgiyle yaklaşarak, kucaklayarak veya saçlarını okşayarak gönlünü alabilirsiniz. Aşırı yemeye başlamışsa anlayın kı duygusal kırgınlık yada tatminsizlik içindedir. Abur cubur şeyler yemesine engel olmanız gerekir, zira en hassas ve en çabuk hastalanan bölgesi midesidir. Alerji oluşturan yiyecek ve içeçeklerden uzak durması gerekir, zira cildi çok çabuk etkilenir, kızarıklıklar ve sivilcelerle başı dere girer.
DÜNYAYA GELİŞ AMACI
Yengecin dünyaya geliş amacı, içimizdeki doğruları, güzellikleri, yönlendiricileri keşfetmek ve bunları dış dünya ile uyumlu hale getirmektir. O, kalbinin derinliklerindeki sevgiyi yüzeye çıkarır ve tüm benliğinde hisseder. Beyninin derinliklerindeki bilinci duyumsar. O, beş duyuyla sınırlandırmaz kendini. Bedeninin ve ruhunun bütün zerreleriyle hisseder. Ve iç dünyasıdnan edindiği sezgileriyle, duygularıyla ve bilinciyle, dış dünyanın uyumsuzluklarıyla baş etmeye çalışır. Ancak bu mücadele o kadar da kolay değildir. Aşırı duyarlı ve duygusal iç dünyanın, acımasız ve tümüyle maddi dış dünya ile karşılaşması Yengeci kırılgan hale getirir. Bu nedenlede hayvanlar dünyasının yengecinin sert bir kabuğa bürünmesi gibi Yengeç insanıda yüzüne maskeler takar, içsel dünyasının üzerine zırhlar giyinir. Yüzündeki sert ifade bir maskedir, beğendiği veya sevdiği birini el ve diliyle didiklemesi bir başka maskedir. Yüksek sesle ve hızlı konuşması, duygularını saklamaya yöneliktir. İnsanlara mesafeli durması, sıklıkla evine çekilmesi, incinmemek için geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. Ancak Yengeç, güvenlik arayışı içinde tümüyle kabuğuna çekilirse durağan hale gelir, değişimleri algılayamayan, ilişkileden kaçınan, duvarda sabitlenmiş bir tuğla durumuna düşebilir. Yengeçteki annelik zırhı da bir başka tehlikedir. Erkek olsa bile, çocuklarına annelik yapmak anlaşılabilir ama sevgilisine veya arkadaşına anne gibi korumacı ve her işine karışıcı şekilde hareket etmek, sevdiklerinin ondan uzaklaşmasına neden olabilir.
SÜMSÜK
Hain astrolog ”sümsük” adlandırmış Yengeci. Günahı varsa onun boynuna. Sümsük, ansiklopedik anlamıyla”uyuşuk, pısırık , ”beceriksiz” demek. Evcil oldukları doğru, annelerinin dizi dibinde oturmak istedikleri doğru, biraz çocuksu oldukarı doğru.Ama bütün bu doğrular onları sümsük yapar mı? Tabii ki yapmaz. Ancak bir durumda uyuşuk bir konumda beceriksiz kabul edilebilirler. Yengeçler, yoğun şeklide edilgen olduğu için yöneticilik yönünden beceriksizdirler. Gökteki ay’ın eksilmeye başladığı andan itibaren de günden güne güçlerini, arzularını yitir ve yeni ayın doğumuna yakın uyuşuk ve pısırık hale gelirler. Sadece bedenleride değildir uyuşan, aşkları ve duygularıda uyuşur, hareketli ve duyarlı yengeç uyumaktan, pineklemekten başka birşey düşünemez hele gelir.
ÇALIŞMA HAYATI
Yeni işe girmiş veya iş değişikliği yapmış bir Yengeç insanı uzun bir süre sessiz ve sedasız işiyle ilgilenecek, iş arkadaşlarıyla nasıl bir ilişki kuracağı konusunda tereddüt gösterecektir. Zira duygusallığının zayıflık olarak algılanmasından korkar. Bu süre içinde içe dönük yapısı diyaloglarını hırçın bir görünüme sokacaktır. Ancak birlikte çalıştığı insanları yakından tanıdıkça ilişkileri belirli bir düzeye girecektir. Samimi hava doğduktan sonraki günlerde, dışarıdan dinlediğinizde içeride kavga olduğunu veya eğlence düzenlendiğini sanabilirsiniz. Merak etmeyin, bizim Yengeç konuşuyor veya şakalarıyla ortalığı kırıp geçiriyordur. Özel hayatlarında olduğu gibi çalışma hayatlarında da Yengeçler, duygusallıklarını gizlemek için set görünmeye, bağırıp çağırarak konuşmaya, el ve dil şakarı yapmaya özen gösterirler.Bu nedenlede çağlayanlar gibi gürültücü ve suludurlar. Yengeçler ekip çalışmasına yatkındır. Kendilerine verilen görevi de en iyi biçimde yapmaya çalışırlar. Elleri bereketli fakat biraz cimridirler. Sevdiklerine yardım ederler ama öncelikle başlarının yardım etmesini beklerler. Başkası yardım edecekse onun cebinden niçin para çıksın ki? yada üzerine vazife olmayan bir işi n,çin yapsın ki?
|
 |
|