Burun estetiği ameliyatının öncesini, sonrasını, nasıl yapıldığını, son gelişmeleri trendce.com olarak siz değerli ziyaretçilerimiz için ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı’na sorduk. İşte o çok merak edilen sorular ve cevapları:
Kendimize Yakışacak Burun Şekline Nasıl Karar Verebiliriz?
Estetik Ameliyatla Burundaki Hangi Şekil Bozuklukları Düzeltilebilir?
Hangi Durumlarda Revizyon Burun Estetiği Ameliyatı Gerekir?
Burun Estetiği Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Burun Egriliklerinin Düzeltilmesinde kullanılan Yeni Yöntemler Nelerdir
Ünlü estetik cerrahı Dr. İlker Manavbaşı Meme Küçültme Ameliyatı ile ilgili merak edilen tüm sorularımızı aşağıdaki iki videoda cevapladı. Meme küçültmenin öncesi ve sonrası …. İşte o merak edilen sorular ve cevapları.
Kredili Sisteme Geçmiş Olan Açık Öğretim Fakültesi Bölümleri – Bu sene köklü bir değişiklik var anlaşılan Açık Öğretim de bazı bölümler bu sene kredili sisteme geçiş yapıyorlar. Peki bu bölümler hangileridir? Hangi bölümler kredili sisteme geçti? Hangileri geçmedi buyrun buradan göz atıp öğrenebilirsiniz..
Uzaktan Eğitim Programları: (2 YILLIK)
· “Bilgi Yönetimi Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Coğrafi Bilgi Sistemleri Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Eczane Hizmetleri Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Kimya Teknolojisi Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
Merkezi Açıköğretim Programları: (2 YILLIK)
· “Adalet Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Çağrı Merkezi Hizmetleri Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “İlahiyat Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Laborant ve Veteriner Sağlık Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
· “Tarım Ön Lisans Programı” (2 yıllık)
BU SENE YENİ SİSTEME DAHİL OLAN 4 YILLIK BÖLÜMLER:
· “Felsefe Lisans Programı” (4 yıllık)
· “İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı” (4 yıllık)
· “Okulöncesi Öğretmenliği Lisans Programı” (4 yıllık)
· “Sosyoloji Lisans Programı” (4 yıllık)
· “Tarih Lisans Programı” (4 yıllık)
· “Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı” (4 yıllık)
ÖNÜMÜZDEKİ YIL YENİ SİSTEME DAHİL OLACAK BÖLÜMLER:
Yeni sistemle birlikte önümüzdeki eğitim-öğretim yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde bulunan 2 yıllık ve 4 yıllık bölümlerin tümü ‘Kredili Sistem’e dahil olacak.
Bebekle lüzumundan fazla meşgul olmayın.Anne, baba ya da anneanne, her an bebeğe hayran görünür ve her uykudan uyandığında onunla oynamak isterlerse, çocuk tabiatıyle şımaracaktır. Her uyandığında bebeği kucağınıza alır, gezdirir, onunla konuşur ve eğlendirmek için çeşitli oyunlar icat ederseniz, çocuk kendi kendine oynamasını öğrenemez. Yazık ki, bütün anne-babalar böyle davranmak eğilimindedirler. Bebek de. bir kere alıştıktan sonra, kendi haline bırakıldığında, dikkati çekmek için ağlamaktan medet umar. Böylece başlangıçta eğlence gibi görünen bir davranış, büyüklerin esareti halini alır.
Bebeğe karşı zayıf olan anne babalar. Bebeği her ağladığında kucağına alan anne, aradan birkaç ay geçince, artık çocuğun yatakta uykuyla geçirdiği saatlerin dışında bütün vaktini kucakta geçirmek istediğini fark eder. Bu oyun böyle devam ederse, çocuk, annesini istediği gibi oynatacağını anlar ve bir müstebit kesilir. Fakat anne de zamanla bu esarete tahammül edemez hale gelir, çocuğuna kızmaya başlar, bu kızgınlık da içinde bir suçluluk duygusu yaratır. Böylece bir kısır döngü içine düşülmüş olur.
Bebek şımarır mı? Bu sorun, doğumevinden eve dönüşünüzde, bebek mama saatleri sırasında sakin sakin uyuyacağına, ağladığı zaman ortaya çıkar. Ağlayınca, bebeği kucağınıza alır bir parça dolaştırırsanız, hiç değilse bir süre için susar. Fakat yatağına bıraktığınızda tekrar ağlamaya başlar. Bana kalırsa, Birinci ya da ikinci ayda bebeğin kötü alışkanlıklar edinmesi; örneğin kucağa alışması söz konusu olamaz. Çocuk ağlıyorsa bilin ki bir rahatsızlığı vardır. Kucağınıza aldığınızda susuyorsa, annenin vücudunun sıcaklığı ve hareket, ona sıkıntısını bir an için unutturuyor demektir. Daha sonra, dört beş aylık olduğunda çocuğun birtakım kötü alışkanlıklar edindiğini fark ederseniz, işleri yeniden yoluna koymanıza sadece birkaç gün yeter.
Üç aya doğru biraz daha tedbirli davranın. Bebeğin başlıca bedensel rahatsızlıkları (sancı ve öfke nöbetleri) genellikle üçüncü aydan sonra geçer. Ancak pek ender bebekler bu sıkıntıları dört beş aylık olana kadar çekerler. Fakat çoğu zaman üç ayını dolduran bebeklerin bağırsak krampları ve öfke nöbetlerinden kurtuldukları görülmüştür.
Tabiatıyle ilk üç ay zarfında her fırsatta kucağa alınan bebeklerin biraz şımarmaları ve sık sık kucağa alınmak için ağlama yoluna başvurmaları beklenebilir. O zaman biraz sert davranmanın zamanı gelmiş demektir. Bunun için de tutumunuzu bir anda tersine çevirmeniz gerekmez. Örneğin, bebeği yatağına yatırdığınız zaman ağlarsa sakin fakat kararlı davranır ve yalnız bırakırsınız.
Altı ve on iki ay arasındaki bebekler başka şımarma şekilleri de gösterebilirler.
Böyle sancılı çocukların anneleri, bebeğin iyi beslenmediğini ya da yediğini iyi sindiremediğini sanırlar. Bebek anne sütüyle besleniyorsa, anne, sütünün yetmediğini düşünebilir. Ya da biberona yeni bir şeyler eklemeyi tasarlar. Oysa beslenme rejimindeki değişiklik çoğu zaman hiç bir işe yaramaz. Şöyle düşünmek her halde daha doğru olacaktır: Bir gün içinde kaldığı besinin hemen hepsini güzelce sindiren bebek, neden sadece muayyen saatte aldığı besini sındiremesin? Bu arada, anneler, hem anne sütüyle hem biberonla beslenen bebeklerde bu krizlerin görüldüğünü düşünüp, bebeğe verilen besinin bu krizlere etkisi olmadığını anlayabilirler.
Koliklerin ve nöbetlerinin esas sebeplerini henüz kesinlikle bilmiyoruz.
Bunların sadece bebekteki devrî sinir gerginliklerinden ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Krizlerin genellikle akşam üstü ve gece ortaya çıkması da, bunda yorgunluğun rol oynayabileceğini düşündürüyor. Bebeklerin çoğu, tam uyuyacakları sırada sinirli olurlar. Rahatça uykuya dalacaklarına, hiç değilse birkaç kere haykırıp ondan sonra uyurlar. Çevresindeki sinirli havanın da çocuğa etki yapması muhtemeldir. Kendilerine henüz güven duymayan tecrübesiz annelerin, bu öfke krizleri ile daha çok karşılaşacaklarına eminim. Bazı anneler de kendileri rahat ve huzurlu olduklarında bebeğin de iyi olduğunu itiraf ederler.
Üç aylıkbebeklerdeki kolik (sancı) ve öfke nöbetleri.
Şimdi size aslında aynı nedene bağlı olan fakat görünüşleri birbirinden biraz farklı iki vakadan söz edeceğim. Kolik dediğimiz sancı bağırsaklarda duyulan şiddetli ağrılardır. Bu yüzden ağlayan bebek bacaklarını kısar, haykırır ve bazen de gaz çıkarır. İkinci vakanın özelliği çocuğun hiç durmadan ağlamasıdır. Buna öfke nöbeti diyoruz. Karnı yeteri kadar doyurulmuş olduğu halde bebek, herhangi bir sancı belirtisi göstermeden ve gaz çıkarmadan saatlerce ağlar. Ağlamaya sadece kucağınıza alıp biraz gezdirdiğiniz zaman ara verir. Fakat böyle öfkeli bebekleri her nöbet sırasında kucağınızda gezdirmenizi tavsiye etmem. Kimi bebekler sadece sancılandıkları için ağlarlar, kimilerinde ise yukarıda anlattığımız iki vakanın belirtileri bir arada görülür. Bu da her iki durumun ortak bir nedeni olduğunu ispatlamaktadır. Ayrıca bu iki rahatsızlığın da iki ilâ dört haftalık bebeklerde görülmesi ve çoğu zaman üç ayın sonunda kaybolması, aralarında bir ilişki bulunduğunu düşündürmektedir. Bu rahatsızlıkların akşamları saat 18 ile 22 arasında başgöstermesl de ortak bir özellik olarak göze çarpar.
Doğumevindeyken bebek gayet sakindir, davranışları normaldir. Eve döndükten birkaç gün sonra bir ağlama tutturur ve öç dört saat susmak bilmez. Anne altını değiştirir, su verir, çocuğu sağdan sola, ya da soldan sağa çevirir, arka üstü yatıyorsa yüzüstü döndürür, fakat ne yaparsa yapsın bebek bir türlü susmaz. Aradan iki saat geçince anne, bebeğin acıkmış olabileceğini düşünür ve biberonunu hazırlar. Bebek biberona hırsla sarılır, fakat hemen sonra biberonu bırakıp yeniden haykırmaya başlar. Müteakip mama saati gelince birden ferahlamış gibi olur ve sesini keser. Aslında bebeklerin çoğu ilk aylarda bu öfke nöbetlerine pek seyrek tutulurlar. Buna karşı öyle bebekler de vardır ki, bunlar üç aya kadar her akşam böyle saatlerce ağlarlar ve sonra uyur.
O muayyen mama saatinden sonraki krizde ise saatlerce susmak bilmez. Bu durum genellikle akşam saatlerinde başgösterdiğine göre bebek ya 14′den 18′e, ya da 18′den 22′ye kadar bağırıp ağlayacak demektir. Bu arada gündüz ağlamaya başlayan, sonra bu ağlama saatlerini geceye doğru kaydıran bebeklere de tesadüf etmişimdir. Bazen bunun tam aksi de olabilir. Fakat hepsinde ağlama nöbeti yemekten sonra gelir. Çocuk ya mamasını bitirir bitirmez, ya da memeden yarım saat sonra haykırmaya başlar. Öfke nöbetleri, bu suretle mama saatinden önce çocuğun acıkmasıyle ilgili ağlamalardan ayrılabilir.
Sancılı ya da öfkeli bu bebeklerin anneleri yavrularının feci bir hasisliği olduğunu, ondan böyle bağırdığını sanırlar. Bebeğin de kendilerinin de bu nöbetlere ne kadar dayanabileceklerini bilemezler. Oysa, belki size garip gelecek ama, üç aylık öfke nöbetleri ya da kolikleri olan bebekler bedenî bakımdan çok iyi gelişirler.
Hipertonik bebekler, ilk haftalarda çok gergin ve huzursuz görünen bebeklere bu isim verilir. Bebeğin organizmasının sanki bir an bile rahatı yoktur. En küçük bir sesten en ufak bir şekil değişikliğinden korkarak sıçrar. Sert bir yüzey üstüne sırtüstü yatırıldığında biraz yana kayacak olsa âdeta kendini kaybeder, haykırmaya başlar. Onu kucağında tutan kimse anî bir , hareket yaptığında, ya da bebek sağlam bir şekilde tutulmadığını sandığında aşırı derecede korkar. Bu tip bebekler uzun süre banyoya alışamazlar, sık sık sancılanır ve uzun uzun ağlarlar Böyle bir bebeğiniz varsa onu daima sakin bir ortam içinde bulundurmaya dikkat edin. Çocuğun yatırıldığı oda sessiz olsun, fazla misafir arasında bulundurmayın, yanında bağırarak konuşmayın. Çocuğu sağlam bir şekilde tutun, o kucağınızdayken sert ve anî hareketler yapmaktan kaçının. Çoğu zaman kundaklayın, tercihen küçük bir beşikte ve yüzüstü yatırın.
Yorgun mu? Bebek uzun zaman uykusuz kaldığında, yabancı misafirler geldiğinde, hiç görmediği bir yerde, görmediği manzaralarla karşılaştığında, ya da fazla oynadığında sinirli ve huysuz olur, bir türlü uyayamaz. Bu yüzden ağlayan bebeği, sakinleştirmek için hoplatıp zıplatmak, yeni oyunlar icat etmek, uzun uzun sözler söylemek, sinirlerini bütün bütün yoracak ve tam tersine etki yapacaktır.
Yeni doğmuş bebeklerden bazılarını uyutmak daima güç olur. Uyanık kaldığı sürenin sonuna doğru çok yorulan bebeğin sinirleri gerildiğinden uykuyu bulana kadar çok güçlük çeker.
Sizin bebeğiniz de karnı doyduktan ve bir süre uyanık kaldiktan sonra ağlamaya başlarsa, yorulmuş olabileceğini düşünün ve yatağına yatırın. Bir çeyrek saat, hatta yarım saat ağlamasına aldırmayın. Kimi bebekler en kolay kendi beşiklerinde uyurlar. En iyi alışkanlık da budur zaten. Bebeklerden kimileri ise, isli arabada, ister beşikte yatsınlar, biraz sallanmak isterler. Fakat tavsiye ederim, çocuğunuzu sık sık kucağınızda sallamayın. Bebeği kucağınızda uyumaya alıştırırsanız, çok geçmeden siz de, o da bu alışkanlığın esiri olursunuz.
Öfkeli bebekler.Bebeklerin çoğu, özellikle ilk çocuklar, doğuşlarından birkaç hafta zarfında öfke nöbetleri geçirirler. Bazılarının bütün gün ağladıkları olur. Bu tip çocuklar uzun uzun uyuduktan sonra, uyanır uyanmaz ağlamaya başlarlar. Yani vakitlerini ya ağlamakla ya da uyumakla geçirirler. Bu ağlamanın nedeni kesinlikle anlaşılamamıştır. Belki sindirim sistemi bir intibak devresi geçirdiğinden bebek birtakım sıkıntılar hissetmektedir. Ya da sinir sistemi henüz dengesini bulamamıştır:
Aslında bu öfke nöbetlerinin çocuk için hiç bir tehlikesi olmaz. Zaten nöbetler zamanla geçer. Fakat anne babanın buna tahammül etmesinin ne kadar zor olduğunu kabul etmek gerekir.
Böyle bir çocuğunuz varsa, onu sakinleştireceğinl umduğum bazı tavsiyelerde bulunabilirim: Doktorunuz da uygun bulursa, yemek aralarında çocuğa yalancı meme verebilirsiniz. Bebeği büyük bir havluyla kundaklamak da bir çare olabilir. Ayrıca sinirli bebeklerin küçük bir beşikte daha rahat ettikleri anlaşılmıştır. Bir sepet yada içi battaniyeyle kaplanmış büyükçe bir mukavva kutu bu işi görür. Çocuğunuzun beşikte veya arabada sallanmak gibi hareketlerle rahatlayıp rahatlamadığına dikkat edin. Çocuğu yüzükoyun ve kamı sıcak su torbası üstüne gelecek şekilde yatırmak belki biraz rahatlamasına yardım eder. Ya da müzik sesinin bir yararı olur. Bu arada kendinizi de ihmal etmeyin, sinirlerinizin bu duruma tahammül etmesinin ne derece zor olduğunu kabul ediyorum. En iyisi bir doktora başvurup, teskin edici bir ilâç isteyin.
Bebek hastamı? Acaba hasta olduğu için mi ağlıyor? Birkaç aylık bebekler, nezle olabilir ya da bağırsaklarından rahatsızlanabilirler. Eğer çocuğun böyle bir rahatsızlığı varsa. Bunun ağlamaktan başka belirtileri de olur: Burnu akar, öksürür, kakası yumuşak çıkar. Bebeğin sebepsiz yere huysuzlandığım ve renginin solduğunu farkederseniz, ateşini ölçer ve doktora haber verirsiniz.
Altı mı ıslandı? Bebeğin altının ıslaklığından rahatsız olup olmadığını anlamak kolaydır. Kimi bebekler bezlerinin ıslaklığına hiç aldırmazlar, kimileri de bundan çok rahatsız olurlar. Eğer bebeğin bu yüzden huysuz.andığını sanıyorsanız, altını değiştirin.
Bir yerine iğne mi batıyor? Bir çengelli iğnenin açık kalmış olması pek mümkündür. Bunu kontrol etmek de zor bir iş olmadığına göre, bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Sindirim bozukluğu mu çekiyor? Belki de bebek yediğini sîndirememiştir. Çocuk önceden geğirmişse bile bir kere daha midesindeki gazı çıkartmasına yardım edin. Kusmayla, ishalle ya da pıhtılı kakayla beraber görülen sindirim rahatsızlıkları daha önceki Bölümde ele alınmıştır. Üç aylık çocuklarda görülen sancılanmalar ve öfke nöbetleri için Bebeğin her ağlayışında kronik sindirim yetersizliği yâ da ağır kolikler aklınıza gelmesin.
Şımarıyor mu? iki aylık bebek sadece şımarıklıktan ağlar mı? Hiç sanmıyorum. Bebek ancak biraz daha büyüdükten sonra eğitimindeki hatalar yüzünden böyle kötü bir alışkanlık edinebilir. Bu konuya annelerin dikkat etmesi gerekebilir.